Doğada elektrik yüklerinin birbirleri ve çevreleri ile etkileşime geçmeleri ile ortaya çıkan fiziksel bir olaydır. Dünya tarihinde elektriğin etkilerini ilk gözlemleyen kişinin, Milet’li Thales (Thales of Miletos) olduğu söylenir. Milattan önce 624-546 yılları arasında, bugünkü Aydın civarlarında yaşadığı bilinen Thales, doğa ile ilgili araştırma ve gözlemler yaparken kehribarın yünle ovulduğunda tüy, saman gibi hafif nesneleri kendine doğru çektiğini ve uzun süre ovulduğunda ise küçük kıvılcımlar oluşturduğunu gözlemlemiştir.

Eski Yunanca’da “kehribar” anlamına gelen elektron sözcüğü, Latince’ye electro veya electrica olarak geçmiştir. 1600 yılında İngiliz fizikçi ve filozof William Gilbert, “De Magnete” adlı eserinde electricus kelimesini “kehribar gibi cisimleri kendine çeken” anlamında kullanmıştır. 1634 yılında ise İngiliz Sir Thomas Browne tarafından ilk kez elektrik (electric) sözcüğü kullanılmıştır.

Elektrik ve manyetizma arasındaki ilk ciddi ayrımı yapan William Gilbert’tan sonra enerji ve yükler ile ilgili araştırmalar oldukça hız kazanmıştır. İlk gözlemleri milattan öncesine kadar uzansa da 19. yüzyıldan itibaren bir bilim ve mühendislik dalı haline gelen elektrik, sanayi devrimini hızlandırmış ve 20.yüzyıl teknolojisinin temelini oluşturmuştur. Günümüzde enerji, uygarlığın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Aslında elektrik doğrudan hayatımızın içindedir. İnsan vücudunda hücrenin metabolik etkileşimleri elektrokimyasal yollarla gerçekleşir. Sinir hücrelerinde uyartımların iletimi elektriksel sinyallerle sağlanır. Ancak biz bu etkileri fiziksel olarak algılayamayız. Farkına varabileceğimiz veya algılayabileceğimiz en açık olaylar statik elektrik olayı, şimşek çakması ve yıldırım deşarjıdır. Bu olaylar, elektriği duyu organlarımız ile fark edebileceğimiz olaylardır.

Bu örnekler doğa olaylarıdır ve elektriğin bu bahsedilen davranışları, insanlık için herhangi bir fayda sağlamaz. Elektriğin faydasını yanan bir ampulde veya dönen bir elektrik motorunda görebiliriz. Elektriği sadece doğal bir fenomen olmaktan çıkarıp onu iş yapacak hale getirmenin yolu, elektriğin doğasını anlamaktan geçer.

Go to Top